20 Nisan 2017 – ABD’nin Suriye saldırısının arka planında ne var?

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Alex Callinicos

Donald Trump, ABD’de başkanlığı rakibi Hillary Clinton’ın ve eşi Bill’in şöhretini ayaklarının altına alarak kazandı. Ancak geçen hafta Suriye hava üssüne gerçekleşen Tomahawk seyir füzesi saldırısı tam da klasik Bill Clinton usülüydü.

Çoğunluğu Bill Clinton başkanlığında geçen 1990’larda Saddam Hüseyin’in Irak’ına ABD 228.000’den fazla hava saldırısı gerçekleştirmişti. O dönemdeki ABD Hava Kuvvetleri Genel Kurmay Başkanı bunu bir “hava işgali” olarak tanımlamıştı. 1998’in Ağustos’unda Clinton, Afganistan’daki El-Kaide üslerine ve sözde kimyasal silah ürettiği iddia edilen Sudan’daki bir fabrikaya seyir füzesi saldırıları gerçekleştirdi. Bu taarruzlar hiçbir şeyi çözmedi. Bu saldırılar, kendi üstünlüğüne meydan okuyan bir odağın bulunmadığı zamanda ABD’nin küresel gücünün ispatı oldu. Ancak şimdiki bağlam çok farklı. ABD hem Irak savaşında hem de yaşadığı finansal iflasla güç kaybetmiş durumdayken aynı zamanda Rusya ve Çin gibi iddialı rakiplerle uğraşıyor. Trump, ABD kaynaklarının yurtdışına aşırı genişlemiş olmasına karşı kampanya yaparken diğer yandan ilişkilerin Rusya ile iyileştirilmesini gözetiyor. Durum böyleyken bu Clinton-vari güç kullanımı niye?

Kurulu düzen

Bu kararı yorumlamanın bir biçimi bunu ulusal güvenlik düzeninin bir zaferi olarak görmek. Trump, istihbarat teşkilatıyla süregelen bir mücadele içinde. Bu teşkilat Trump’ın ilk ulusal güvenlik danışmanı General Michael Flynn’i Rusya ile ilişkilerini ifşa ederek görevden indirtti. Flynn’in yerine çok daha geleneksel bir ordu mensubu olan HR McMaster geçti. Öyle görünüyor ki HR McMaster başka bir savunma bakanı olan James Mattis ile ABD’nin küresel siyasetini idare ediyor. Acaba füzelerin fırlatıldığı geçtiğimiz Perşembe gecesi generallerin gecesi miydi? Bunu destekleyen gelişmelerden biri hemen öncesinde alternatif sağın ideologlarından Stephen Bannon’ın Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki üst düzey kademesinden ihracıydı. Füze saldırıları Atlantik’in iki tarafında da yer alan batıcılar tarafından hevesle karşılandı. Önceden Trump’a gayet düşman olan gazeteler “Suriye’de bir Saldırı Dünyada Güvenilirliğimizi Yeniden Kurar” (New York Times) ve “Donald Trump’ın ‘ABD Liderliği Hoş Geldin’ Şovu” (Financial Times) gibi manşetlerle çıkış yaptılar. Şüphesiz ki Trump, askeri bakımdan Suriye savaşına Beşşar Esad karşıtı müdahalede bulunarak Hillary Clinton ve ABD Güvenlik Konseyi bürokrasisindeki çoğu ismin yıllarca savunduğu şeyi yaptı. Barack Obama, Suriye’de ABD müdahalesini sınırladığı için çok eleştirilmişti. Mazbut Trump’ın generaller tarafından mağlup edildiğine şüpheliyim. Bannon, Trump’ın damadı Jared Kushner ile yaşadığı çatışma sonucu saray politikasının kurbanı olmuş gibi görünüyor. Trump bu kararı kendisi aldı ve kararın nedeni sadece ABD’ye girişini yasakladığı “güzel bebeklerin” Suriye’de acı çekiyor olması değildi.

Tarihçi Greg Grandin, The Nation dergisinde daha makul bir açıklama sundu. “Trump’ın Tomahawk’larının hedefi Suriye’nin gaz uygulama kapasitesi değildi,” diyor ve ekliyor “Trump’a karşı direnişlerini tamamen onun Putin ile çok yakın olması sebebiyle Amerikan karşıtı olduğu ve çift partili rejimin insani askeri müdahaleciliğinin bir haini olduğu öncülüne dayandıran yerli liberal rakipleriydi.” Trump ayrıca saldırıların emrini verdiği sırada onu ziyaret eden Xi Jingping’in başkanlığını yaptığı Çin’e de mesaj veriyor olabilir. Çinli bir akademisyen, Financal Times’a “Önceden onu bir kağıttan kaplan olarak görüyor olabilirdik, ama artık onunla daha ciddi bir şekilde ilgilenmemiz gerekiyor.” dedi. Saldırılar hemen ardında büyük sorular bırakıyor. Trump kendi yönetiminin ilk politikasını tersine çevirip Esad’ı indirmeye mi karar verdi? Bunu söylemesi yapmasından çok daha kolay. Obama’nın Suriye üzerindeki tedbiri, başka bir Irak bataklığı oluşmasını engellemenin zorluklarını ve mecburiyetini yansıttı. En büyük zorluk Rusya’nın Esad’ı desteklemesinden ve bölgede var olmasından kaynaklanıyor. Rusya’nın bu varlığı, ona Suriye’nin hava sahasının çoğunda denetim sağlayan bir hava savunma sistemini de içeriyor. Generallerin gösteriyi yürüttüğünü düşünmesem de, Mattis ve McMaster Rusya’ya karşı çekilen sert çizgiyi kayıtlarda desteklediler. Yani Trump küçümsediği eski yönetimi Suriye üzerinde sendeleyerek ve Rusya’ya zıt düşerek taklit ediyor.

(Socialist Worker’dan Türkçe’ye İdil Ügüt çevirdi)

Bu yazı Marksistorg web sitesinde yayınlanmıştır.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Comments are closed.