May 162012

19 Mayıs 2012, Yer:  Galatasaray Meydanı, Saat: 13,30 Chicago’dan İstanbul’a, DÜNYANIN BÜTÜN SOKAKLARI, NATO’CULARA KARŞI BİRLEŞİYOR!

NATO’cular, gelecek hafta Chicago’da toplanıyor. Dünyanın dört bir yanından savaş karşıtları ve insan hakları savunucuları da 18-19 Mayıs’ta Chicago’da BARIŞ ve EKONOMİK ADALET İÇİN KARŞI ZİRVE’de buluşuyorlar. Türkiyeli savaş karşıtları olarak, İstanbul’da sokağa çıkıp sesimizi onların sesine katacağız, bir savaş ve ölüm makinesinden başka bir şey olmayan NATO’ya HAYIR diyeceğiz. Çünkü, Afganistan’daki NATO ve ABD işgali sona ermeli, bu zirve bu savaşın bir kez daha onaylandığı bir yer olmamalı. Türkiye de dahil olmak üzere Afganistan’da bulunan bütün askerler hemen geri çekilmelidir.  Çünkü, İran ve Suriye’ye yönelik savaş tehditlerine son verilmeli. Dünyada insanlar ekonomik krizin pençesinde okul paralarını, faturalarını, ev kiralarını ödeyemezken yeni savaşlara ve işgallere değil, eğitime, sağlığa ve iş olanakları yaratılmasına para ayrılmalı. Çünkü;Soğuk Savaş çoktan bittiği halde İNCİRLİK de dahil olmak üzere, ABD’nin NATO Antlaşması çerçevesinde Avrupa’da bulunan bütün nükleer silahları geri çekilmeli.

May 182012

19 Mayıs’ta Galatasaray meydanında Chicago’da yapılacak Nato zirvesini protesto edeceğiz. Saat 13.30’da yapacağımız basın açıklamasında Nato’nun biran önce dağıtılması gerektiğini bir kez daha vurgulayacağız. Nato Afganistan’da, Libya’da girdiği her ülkede barış ve demokrasi değil ölüm ve yıkım getirdi. Nükleer silahları modernize etmeyi konuşacak olmaları ise dünyaya ve insanlığa verdikleri değeri bir kez daha ortaya çıkarıyor. Herkesi cumartesi günü Nato karşıtı gösteriye bekleriz. 26 Mayıs’ta Uludere katliamının 150.gününde gene sokaklardayız. 26 Mayıs’ta 18.00’de Galatasaray meydanında buluşacağız. Amerikalıların verdikleri istihbaratı yanlış yönlendirdikleri iddia edilen Türkiye cephesinden hala bir açıklama yok. Türkiye’deki savaş karşıtları ise barış ve adalet için Roboski katliamının sorumlularının yargılanmasını istiyor. Geride kalanların acısının paylaşılması, azaltılması için Katliamın sorumluları yargılanmalı. Haziran ayında, İncirlik üssünün Amerikalılar tarafından Irak işgalinde kullanılmasını sağlayan gizli bakanlık kararnamesinin 10. sı imzalanacak. 10 senedir yapılan tüm başvurulara rağmen ne kararnamenin içeriği açıklandı ne de kararnameler iptal edildi. Sonuç işgal boyunca İncirlik üssünden Irak’a yapılan binlerce sorti, silah ve malzeme desteği. Bu sene de kararname yenilenmeden önce etkinlikler örgütlemeye çalışacağız. Kürecik üssünün Amerikalılara verildiği gazeteciler tarafından ortaya çıkarıldı. Ama Türkiye’den henüz bir açıklama yok. Dünyaya güven getirecek her türlü silahlanma çabasının ne vahşilikler çıkardığı ortada. Kürecikte yapımı süren füze kalkanının ne dünyaya, ne Türkiye’ye güven değil, korku getireceği ortada. Bu kalkanının yapımının durdurulması için etkinliklere devam edeceğiz.

May 182012

14 Mayıs akşamı Atölye’de Mehmet Uzun’un Abdalın bir günü isimli kitabı tartışıldı. Yazarı ve eserlerini bize Şengül Çiftçi tanıttı. Daha sonra da tartışmaya geçtik. Tartışmamızın odak noktası, engellemelere uğrayan, yaralı bir dilde, ülkesinden uzakta, sürgünde yazan, kendi sesine, kendi diline sürgün olan bir yazarın uğradığı katmerli şiddet oluşturdu.Yasaklı bir dilde, çoğunluğu yıllarca okuma ve yazma bilmeyen bir halkın, kendi dilinde  edebiyat yapmasının ve bir edebiyat tarihi oluşturmasının güçlüklerinden konuştuk. Mehmet Uzun’un yasaklı bir dilde, yasaklı olduğu ülkesinden uzakta yazma uğraşısının kendisini, barışçıl bir direniş olarak değerlendirdik.’Mecbur kalınmış bir başkaldırı ve mecbur kalınmış bir yazarlık’. Çünkü Mehmet Uzun’un, yazarlığıyla ilgili konuşmaları yaptığı,  yazarlığını savunduğu yerler genellikle karakollar, savcı ya da hâkim odaları, mahkeme salonları olmuş.

May 042012

30 Nisan akşamı Atölye, Burçu Aktaş’ın bize Hakan Günday hakkında bilgi vermesiyle  başladı. Daha sonra o akşamın tartışma konusu olan Malafa isimli kitabı tartışmaya geçtik. Malafa, küreselleşmiş dünyada kapitalist sistemin işleyişinin, turizm sektörü, özelde de Antalya’da büyük bir kuyum merkezinin işleyişi üzerinden anlatılmasıydı. Roman Topaz Center’da geçen üç beş saati anlatıyordu. Center bir savaş alanıydı. Bu savaş alanında zaferler anlıktı. Her an üstünlük el değiştirebiliyordu. Kimin kazandığı kimin kaybettiği belli değildi. Zaten kazananın da ne kazandığı belli değildi. Silahlar da, ganimet de, ödenen bedeller de insana dairdi. Daha ilk sahifelerden itibaren, Atölye’de şimdiye dek barış adına gözettiğimiz ne varsa ayaklar altına alınmıştı. Şiddet ve savaş satırlarda çok belirgindi ve satır aralarına bakmaya gerek duyulmayacak kadar açık bir şiddetin romanıydı. Kuyumculukta gizli bir dil olarak kurulmuş olan Ermeni argosunun kullanılıyor olması da bu durumu hafifletmiyordu.

May 022012

Hesap sorulsun, özür dilensin!

Uludere katliamının 120. gününde Barış İnisiyatifleri,  Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldiler. Barış aktivistleri, 17’si çocuk 34 kişinin ölümünün sorumlularının bulunamamasını protesto ettiler. 34 mum yakarak savaş uçaklarının bombardımanı sonucu hayatını kaybedenleri andı. Yapılan basın açıklamasında ise İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in istifası istenerek “Uludereler tekrar etmesin diye, hükümet Kürt sorununun çözümünde barışçıl adımları devreye sokmalıdır” denildi.

Galatasaray’dan Mis Sokak’a yürüyen barış yanlıları, “Kaza değil bu bir katliam”, “Uludere halkı yalnız değildir”, “İdris Naim Şahin istifa”, “Kürtler Kürtçe konuşur”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katil devlet hesap verecek” sloganları attı. Basın açıklamasını, Barış İnisiyatifleri adına Türkçesini Feryal Öney, Kürtçesini Yıldız Önen’in okudu. Basın açıklamasında 120 gündür hala suçluların bulunmaması kınandı, Uludere katliamının unutulmayacağı vurgulandı.

May 022012

Di ser komkujiya ku li Qilabanê qewîmî  re tam sed û bîst roj derbas bû. 34 kes ku di nava wan de pir ciwan jî hebû bi komkujiyeke xedar ji nava me hatin standin. Bedenên wan hatin perçe kirin. Tu kes, tu sazî, tu hikumet nikareli hemberî vê komkujiyê wek tiştek ne qewimiye  tevbigere. Lê berpirsiyarên komkujiyê yên fermana bombebarandinê dan, hikumet mina tiştek neqewimiye berdawama helwesta xwe dikin. Tam 120 roj çêbû.

Di nava van 120 rojan de tenê çend fermandar ji kar hatin dûr xistin. Nê lêborîn hat dayîn ne jî bi awayek rasteqîn hesab hat pirsîn.

May 022012

Uludere’de gerçekleşen katliamın üzerinden tam 120 gün geçti. Kış aylarının en soğuk günlerinde devlet, göz göre göre halkını bombaladı. Aralarında çok sayıda gencin olduğu 34 kişi, korkunç bir katliamla aramızdan çekilip alındı. Bedenleri parça parça edildi.

Hiç kimse, hiçbir kurum, hiçbir hükümet, bu vahim katliamın sonunda, hiçbir şey olmamış gibi davranamaz. Ama katliamın sorumluları, bombalama emrini verenler, hükümet, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyor.

May 022012

Taksim’de Uludere eylemi / Milliyet – 28 Nisan 2012

Beyoğlu’nda “Barış İnisiyatifleri” adlı bir grup, Şırnak’ın Uludere ilçesinde ölen 34 kişi için 120. gün eylemi yaptı. Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Barış İnisiyatifleri grubu, “Uludere Katliamının 120. günü Özür Dilensin Hesap Sorulsun” yazılı pankart açarak eylem yaptı. Eylemciler yerde de mum yaktı. Bir süre sonra Mis Sokak’a kadar sloganlar atarak yürüyen eylemciler burada bir basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklamayı okuyan Feryal Uludere’de gerçekleşen katliamın üzerinden 120 gün geçti. Kış aylarının en soğuk günlerinde devlet göz göre göre halkını bombaladı. Kürt halkından özür dilenmeli, sorumlular derhal görevden alınmalıdır” dedi. Grup yapılan basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldılar.

Nis 272012

Uludere Katliamının 120. Günü,  Özür Dilensin, Hesap Sorulsun!

28 Aralık’ta Uludere’de 34 kişi katledildi. 120 gündür ne özür dilendi ne de hesap soruldu. Protesto ediyoruz. Basın açıklamasında hem Genelkurmay yetkililerini hem de hükümeti uyaracağız. Barış İnisiyatifleri “Hesap sorulsun, özür dilensin!” etkinliğine tüm savaş karşıtlarını çağırıyor.

28 Nisan Cumartesi saat 18.00, Galatasaray Meydanı,

Barış İnisiyatfileri

http://www.facebook.com/events/235060486601193/

Nis 222012

Uludere katliamının üzerinden aylar geçti. Katliam 28 Aralık’ta gerçekleşmişti. Ne özür dilendi ne de hesap verildi. Katliamın 4. ayında saat 18.00′da, yani 28 Nisan’da bir gösteri, basın açıklaması, insan zinciri, yürüyüş yapacağız. Barış İnisiyatifleri ile birlikte yapacağımız basın açıklamasının sloganı “Hesap sorulmadı/Özür dilenmedi!” olacak. Basın açıklaması, 28 Nisan saat 18.00′de Galatasaray Meydanında. Olabildiğince kalabalık bir basın açıklaması yapabilmek için hazırlıklara başladık.
Türkiye’deki savaş karşıtı hareketin, barış girişimlerinin bir kronolojisini yapmak, deneyimlerini paylaşmak için bir girişim yaratmak fikrimiz var. Bu konuda görüşmelere başladık. Görüşmeler sonucunda neler yapabileceğimize karar vereceğiz.
Mayıs ayında İstanbul’da Nato karşıtı bir basın açıklaması, Haziran ayında ise Adana’da Nükleer silahlanma karşıtı bir panel ve basın açıklaması yapmak için çalışmalara devam ediyoruz.