3 Şubat 2011 – Pınar Selek’le Dayanışma Basın Toplantısı Metni

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Bugün burada, on üç yıldır sürmekte olan ve artık hukuk ihlâli olmayı aşıp hukuk cinayetine dönüşmüş bir davada son bir kez adalet aramak için toplandık. Seslerini kamuya ve yetkililere duyurma gücünde olan sizleri, iki kez beraat ettiği davadan müebbet hapis istemiyle yeniden yargılanmak ve mahkûm edilmek istenen sosyolog-yazar Pınar Selek adına adaleti savunmaya ve konuya sahip çıkmaya çağırıyoruz.  Yargıtay 9. Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun aleyhte bozma kararları nedeniyle 9 Şubat’ta yeniden yargı önünde olacak Pınar Selek, Türkiye’nin en zorlu dönemlerinden birinde Kürt sorununa ilişkin yaptığı çalışmaya el konulmuş bir bilim kadını. Görüştüğü kişilerin isimlerini açıklamadığı için ağır işkencelere maruz kalmış, önce “örgüte yardım ve yataklık” sonrasında ise 1997 Temmuzu’ndaki Mısır Çarşısı patlaması ile ilişkilendirilmeye çalışılarak katliam sanığı yapılmaya çalışılmış şiddet karşıtı bir barış mücadelecisi.

Pınar Selek’in nasıl bilinçli bir komployla kuşatıldığını anlamak için birkaç noktayı anımsamak bile yeterli. Mısır Çarşısındaki patlamadan iki gün sonra gözaltına alınan Pınar Selek’e  bu süreçte patlamayla ilgili tek bir soru bile sorulmadı. Selek, patlama ile birlikte anılan ismini cezaevinde televizyon ekranlarından izledi. Dava süreci boyunca hazırlanan onu aşkın bilirkişi raporunda patlamanın bomba yüzünden değil gaz patlamasından olduğu, bombaya dair hiçbir bulguya rastlanmadığı kerelerce ifade edildi. Selek aleyhine sunulan tek delil; davanın diğer sanığı Abdülmecit Öztürk’ün eylemi birlikte gerçekleştirmiş oldukları yönündeki işkence altında alınmış polis ifadesiydi. Öztürk bütün duruşmalarda Pınar Selek’i tanımadığını, böyle bir ifade vermeye işkence altında zorlandığını defalarca yineledi. Ancak hukuk skandalı o noktalara vardırıldı ki, Öztürk hakkında aleyhte temyiz yapılmadığından, kendisi hakkında Mısır Çarşısı patlamasına ilişkin verilen beraat kararı kesinleşirken Öztürk’ün ifadesine dayanılarak Pınar Selek için müebbet ceza isteminde bulunmaya devam ediliyor. Mahkeme Pınar Selek’i iki kez beraat ettirmişken Yargıtay, bir kez daha mahkûm etmeye çalışıyor.

Dava sürecini değerlendirebilmek ve nasıl bir hukuk ayıbıyla karşı karşıya olunduğunu görmek için hukukçu olmaya gerek yok. Sahte tutanaklar, dönemin İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından mahkemeye yazı gönderme yoluyla yapılan hukuk dışı müdahaleler, karartılan deliller, yalan ifadelerle dolu dosyalardaki bilgiler ve bunları bir bir çürüten büyük hukuk mücadelesi, adalet peşinde olan herkesi isyan ettirecek açıklık ve kesinlikte.

Pınar Selek’in neden böyle bir komploya kurban seçildiği sorusu ise davaya ilişkin akıl tutulmasına yola açan bunca hukukdışılığın nasıl gerçekleşmiş olabildiğinden olduğundan daha önemli. “Neden Pınar Selek?” sorusunun cevabı bizzat onun kimliğinde, kişiliğinde, yaşamında saklı. O, Kürt sorununun çözümden militarizme, eril savaş dilinden kadınların özgürlüğüne; farklı cinsel yönelimleri yüzünden marjinalize edilen insanlardan sokak çocuklarına, bütün mağduriyetlere karşı aktif mücadeleden hiç geri durmadı. Sözünü eylemle pekiştirdi, kitlelere ulaştı. Sahiciliği ve kendi korumak nedir bilmeyen açıklığı ile tabu yıkıcılığı yaptı. Mısır Çarşısı’nda patlatılan sözde bomba değil, tabu konulara attığı söz, eylem, bilinç ve vicdan bombalarıdır dosyasındaki aleyhte deliller. Bu yüzden onu bu denli yok etmek istediler.

Ama başaramadılar. Başaramadıkça bileylendiler. Türkiye’nin Dreyfus davası olmaya aday bu davada, bütün aksi çabalara karşın adalet bugüne kadar iki kez galip geldi, mahkeme Pınar’ı iki kez beraat ettirdi. Kamu vicdanı ise onun masumiyetine ve haklı mücadelesine daha ilk günden kenetlendi. Aradan geçen yıllar tabloyu billurlaştırdı, Pınar Selek, yurtiçi ve yurtdışında sadece adalet arayışının değil dayanışmanın, müdahil ve etkin muhalifliğin de simgesine dönüştü.

Şimdi bir kez daha mahkemenin hür iradesini göstermekte direnmesini bekliyoruz. Şimdi bir kez daha hep birlikte nihai beraati bekliyoruz. Sadece Pınar Selek hak ettiği adalete kavuşsun, on üç yıldır süren bu kâbus sona ersin diye de değil; onun şahsında mücadele edilen adil, özgür bir Türkiye hepimizin vazgeçilmez ihtiyacı olduğu için.

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Comments are closed.