16 Kasım 2012 – Yazılı Basın Açıklaması – İstanbul

0
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

YAŞAMA VE BARIŞA BİR ŞANS VERİN, ÖLÜMLERİ DURDURUN!

Binlerce Kürt siyasi tutuklu ve hükümlü cezaevlerinde 12 Eylül 2012 tarihinden bu yana açlık grevinde. Bugün, açlık grevlerinin 66. günü. Aralarında seçilmiş siyasetçilerin de bulunduğu grevcilerin bir kısmı hayati tehlike açısından kritik eşiği aşmış bulunuyor. Birçoğu açlık grevleri bitse bile kalıcı sağlık sorunları yaşayacak. Yani artık sorunu çözmek için bekleyecek, kaybedecek bir dakikamız bile yok. Günlerdir bir çok kentte, açlık grevlerine ve taleplere dikkat çekmek ve bir an önce çözüme ulaşılmasını sağlamak için eylemler yapılıyor. Yetkililer sorumluluğa davet ediliyor. Başta Kürtler, kamuoyunun önemli bir bölümü ayakta. Bugünlerde milletvekilleri ve tutuklu aileleri de dahil pek ço kişi dışarıda da destek açlık grevleri yapıyor. Hepimiz, kötü bir haber gelmesin diye endişe içinde bekliyoruz. Vicdanlar ayakta ve Hükümetin suskunluğuna ortak olmak istemeyen binlerce kişi olarak her gün sokaklardayız.

Türkiye’de daha önce böyle birşey görülmedi. Binlerce insanı ölüm sınırına getiren bir trajedinin tanıklarıyız ve biliyoruz ki bu trajedi istenmeyen sonuçlara varırsa, Kürt sorununda yeni ve daha önce tanık olmadığımız çapta bir kırılma yaşanacak. Buna engel olmak için elimizden geleni yapmalıyız.

2012 yılı, Şırnak – Uludere’de yaşanan ve 34 kişinin öldürüldüğü katliamın yarattığı bir kırılmayla başladı. Bu yılın benzeri yeni bir kırılmayla sonlanmasını istemiyoruz.

Diyalog ve kardeşlik yerine, şiddet dili, çatışma ve ölüm üzerinden biriktirilen nefret duygusuna, artık tahammülümüz yok!

Bunu engellemek ve umutlu bir geleceğin yolunu açmak ise çok basit. Açlık grevlerinin talepler değerlendirilerek sona ermesi mümkündür. Yeni bir kırılmaya izin vermemek ve cezaevlerinde ölümleri engellemek mümkündür.

Bunun ilk adımı da Başbakanın konuşmalarında cisimleşen, süreci geren, aşağılayıcı dilden bir an önce vaz geçmesidir. Bir halkın kimliğini, siyasi temsilcilerini küçümseyen ve insan onurunu zedeleyen yaklaşımlardan, tek kelimeyle şiddetin dilinden vazgeçilmelidir. Süreç kritiktir ve Hükümet sorumlu davranıp çözüm yönünde adım atarsa, açlık grevleri ölüm grevlerine dönüşmeden sonlanabilir.

 

Hükümet, siyasi tutukluların taleplerini, “bizim zaten üzerinde çalıştığımız düzenlemelerdi” diyerek görmezden gelmemelidir. Cezaevindeki insanları siyasal alanın dışına iten, hak aramanın meşruluğuna gölge düşüren yaklaşımlardan vaz geçilerek, Kürt sorununda barışçı çözümün önünü açacak adımlar bir an önce atılmalıdır.

Yaşama ve barışa bir şans verin. Barış için sayısı zaten azalan köprüler de tahrip olmasın.

Barışçı bir çözüm için, diyalog zemini güçlendirilmelidir. Haklı taleplerin kazanılması için de siyasal zeminin, demokratik alanın kullanılması gerekiyor. Oysa şiddetin dili, bu alanın da kullanılmasını engelliyor.

Biz barışı ve adaleti savunan savaş karşıtları olarak, Başbakana ve hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Vicdanları kanatmayın ve barış için, açlık grevinde ölümleri durdurun!

Barış aktivistleri olarak, yıllardır birlikte mücadele ettiğimiz, Irak halkıyla, Filistin halkıyla, Suriye halkıyla dayanışma eylemlerinde birlikte ses çıkarttığımız tüm aktivistlerimizi ölümlerin durdurulması için harekete geçmeye çağırıyoruz.

İncirlik için, Felluce için, Guantanamo için, Gazze için, Bağdat için birlikte küresel eylemleri örgütlediğimiz dünyadaki tüm savaş ve işgal karşıtlarını, Türkiye’de yaşamın ve barışın kazanması için, duyarlı davranmaya çağırıyoruz.

Kerem Kabadayı, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu adına, 16 Kasım 2012

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.
Share.

Comments are closed.